Yeryüzüne Fırlatılanlar

Yeryüzüne fırlatılmak

Orada yoksullukla, acı ile karşılaşmak. Benliğin tutsak. Seni kurulu düzen sarmış. Oyun alanı belli. Varoluşun doğuştan kaygılı. Oyun alanını sen kurmadın. Kurmuşlardı, oynadın, düştün,  oyundan bazen çıkarıldın, bazen hiç oyuna alınmadın. Oysa, bazıları oyunu reddetti, rüyaları vardı, oyunu kuranlar çok korktu bu asilerden… Anlatacakları vardı kölelere. 20.yüzyıl başı idi. Soğuk mu soğuk bir kış ülkesinde köleler güneşe doğru yürüdüler. Yeryüzü cenneti kurma,  güneşi zaptetme tutkusu ile yürüdüler. Başlayan köle isyanı, Devrime döndü. Devrim kazandı, kendi özgür devletlerini kurdular. Oyun sahipleri

Okumaya Devam Et

Karanlık Günlerden Birisi, 10 Aralık

İnsan hayatı bittikten sonra geri gelmez

Cinayetlerin daima sonuçları olur. Dün yine cinayetler günüydü. Yine karanlığın günüydü. Çok sayıda ölü, kalabalık yaralı topluluğu. Korkunun zamanıydı. Ölümler günü 10 Aralık. Korkunç sorular var, cevabı verilmeyecek. Şüpheler artacak. Kim yaptı. Aslında kim yaptı. Nasıl olabiliyor bu kadar yoğun şiddet saldırısı? Güvenlik kavramını en üst düzeyde uygulayan bir devletin varlığında. Üstelik olağanüstü hal uygulamasının yürürlüğünün sürdürüldüğü topraklarda. SORULAR ÇOK. Neden ölüm yaygın bu  topraklarda. Kim sorgulayacak ölümleri, kim bitirecek? Daima nedenler var, ortada olanlar, suçlular, suçsuzlar. Herkes ülkemize düşman

Okumaya Devam Et

Rüzgara Ver Kendini

Vicdanın çağrısı, kavganın çağrısı,sevdanın çağrısı.

Hissetmek rüzgârı, esmeyi, rahatlamayı, ürpermeyi, Nemlenen vücudunu, üşüyen kalbini hissetmek, Rüzgârla yürümek, birlikte eserek yürümek, Zihni boşaltmak, ne varsa inandığın, inanmadığın ne varsa zihninden kovmak, Sonra zihnini yeniden,  yeni bir gerçekliğe açmak. Doğruları yeniden bulmak, acaba diye gerçek bildiklerini sorgulamak. Nasıl da özgürleştirir insanı. Bundan sonra inanmak daha değerlidir. Sorgulanmış bilgidir çünkü artık inanç denilen. Sonra cesaret gelir, öyle bir cesarettir ki, özgür aklın cesaretidir. Bu cesaret seni rüzgârın da karşısına diker, Sert fırtınaların da önüne durabilirsin bir kez daha

Okumaya Devam Et

Issızlığın Ortasında Tek Başına

Issızlığın ortasında tek başına

Kuşatılmıştı. Aklı, duyguları, vicdanı, korkuları. Çok sert kuşatmaydı. Tek başınaydı. Issızdı ortam. Dostlar gitmişti. Her sokakta korku ve onu suçlayanlar vardı. Öyle bir güçsüzlük ve yalnızlık vardı ki O büyük ideallerin gücü yetmiyordu. Çemberin hem içinde hem dışında idi. Çemberin içinde idi, çok zekiydi, onu izin verirse zevk içinde varlık içinde yaşatırlardı. Çemberin dışında idi. Unutamıyordu. Doğrunun eski destanını, Yiğitlik günlerini unutamıyordu. Kapatamıyordu gözlerini, Kalbi sürekli aklına fısıldıyordu. Gerçek hep aynı.  Gerçek yine aynı gerçek diye. Ama tek başınaydı Ve

Okumaya Devam Et

İlk Bakış, Sosyalist Olmak Zordur.

Sosyalist olmak zordur

İnsan doğduğunda yanında iki kavramı bulur. Din ve Milliyetçilik. Bu kavramlar doğduğunda hazır onu bekler, bu kavramlara uygun yetiştirilmek için. Ve yine bu kavramlar onu hayata hazırlar, iki kavramın da hazır soruları vardır, elbette hazır cevaplarda bir köşede sırasını ve zamanını beklemektedir. İnsan için şahane bir lükstür bu. Araştırmasına gerek kalmadan onu bir ömür, ölümüne kadar taşıyacak Din ve Milliyetçilik kurumlarının hazır bilgi ve yaşam biçimleri onu beklemektedir. Din ve Milliyetçilik kavramları kendisini en iyi eğitim kurumları üzerinden var eder,

Okumaya Devam Et

Fidel Castro

Fidel Castro, büyük ideallerin büyük bekçisiydi.

Yorgun ideallerin büyük bekçisi Fidel, Öldün mü? Sen çıkarlarının değil, ideallerinin peşinden gitmiş Fidel’sin. İdeallerin peşinden gidilmesi gereğini sözlerle değil hayatınla gösterdin. Ve elbette Ölümsüzsün.. Bu para ve çıkarın alçak dünyasında, alçaklaştırdığı insanların içinde, karşı duranlar yanında sen de vardın Fidel. Hem de ne karşı duruştu hayatın. Bin kez hayatına bakacağız. Castro, İzin vermedi ülkesinin genelev olarak kalmasına, Onaylamadı kumarhaneler zincirlerini, organize suç örgütlerinin hakimiyetini. Hayata baktı, dünyaya baktı, ülkesini gördü. Cizvit lisesinden aldığı ilahiyat eğitiminden sonra hukuk okudu, Zenginleşecek

Okumaya Devam Et

Hukuku Düşünmek

Yurttaşlar Özgürdür. Özgürlüğün teminatı Hukuk Devletidir.

Tarihi ve onurlu ülkemizin insanlarına, Hukuk için, adalet için yıllardır emek ve mücadele verilen bu topraklarda yaşanan ve zerre kadar değeri olan her ücrada, her noktada gösterilmiş çabaları, edinilmiş tecrübeleri hukuk devleti adına ve hukuk devleti için sürdürmek ve Türkiye’de hukuk devletini konuşmak, tartışmak ve geliştirmek, geliştirmeye çağırmak hepimizin görevidir. Her bir yurttaş olarak, hukuk devletini geliştirme çabasında olmalı, bu arayış da yürümeli, ülkemize bakmalı, gördüğümüzü sözümüz yapmalıyız. Bu ülke yurttaşlarının sözü onurudur, hukuk devleti bu onurun sembolüdür. Sözümüz, özgürlük

Okumaya Devam Et

ÖZ (1)

İnsanın en büyük mücadelesi aklını özgürleştirebilmek mücadelesidir.

Geçmiş zamanlardı. Çok yakışıklı bir aktör, ünlü bir giyim markasının takım elbiselerini giyinip, televizyon ekranında reklamlarda görünüyordu, yürüyordu ve ekrana  bakıyordu, çok yakışıklıydı. Reklamın özü; ……. Marka ile fark edilirsiniz, bu markayı giyinin ve hemen fark edilin, herkes size bakar, sizi konuşur, sizi karşı cins beğenir. Bunun gibi yönlendirmeler vardı. Bu haliyle ilkti, bir erkeğin giydiği bir elbise ile fark edileceğini bu kadar çıplak ve belirgin olarak ifade eden ilk reklamdı ülkemizde.. Şaşkınlıkla sürekli izliyorduk, reklam çok konuşulur olmuştu,  erkekler

Okumaya Devam Et