Blog Posts

Kapitalizmde Aşk Mümkün Mü

Kapitalizmde aşk mümkün mü

Kapitalizm, Para-meta ve toplamında piyasa ilişkilerinin hakim olduğu bir sistem. Kalıcı duyguya yer yok. Derin duyarlılık kavramı gündem dışı ve insanlar artık duyarlılığa şaşırıyor, kavram var ama çıkarlarına duyarlı söylemi ile yer değiştirdi. Kapitalist sistemde aşk ölmektedir. Bu ölüm gizlenmekte, kavram yaşatılmakta, ama içeriği ve uygulamaları değiştirilmekte, Kimse henüz ASLINDA AŞK ÖLDÜ DİYEMEMEKTE. Kapitalizmin tüm uygulamaları yaygınlaştıkça, İnsanlığın içinde derinleştikçe, yerleştikçe, aşkın geri çekilmesi, çıkarcılığın, kariyerist düşüncelerin ve seksin öne çıkması tesadüf değil. Şöyle bir baksak çevremize , dostlarımıza, hatta

Okumaya Devam Et

Devrim İçinde Devrim Denemesi, Kronstadt

Devrim İçinde Devrim Denemesi, Kronstadt

İnsanlık tarihi daima devrimlerle ilerler, bugün insanlığın ürettiği demokratik kurumların ardında, temelinde  daima devrimci bir süreç vardır. İngiliz devrimi, Fransız devrimi, Rus-Sovyet devrimi sayesinde insanlık  ilerlemiştir. Ancak tarihe bütün olarak bakmak, yaşanırken gerçekleşen olayları , trajedileri, acıları görmeyi, düşünmeyi ihmal etmemek ve daima önemsemek gerekli. İnsani yan hiçbir zaman unutulmamalı. Özellikle devrim dönemlerinde  muazzam çelişkiler ve çatışmalar ortaya çıkar. Genellikle devrimden sonra iki tipte sonuç görüldü. Bunlardan daima rastlanılanı karşı devrim, karşı devrimci süreçlerdir. Bu konu üzerinde bu yazıda durmayacağız.

Okumaya Devam Et

Kurdun Döndüğü Gece

Kurdun Döndüğü Gece

Kurdun döndüğü gece, Köşelerde saklanmış, bitmesini bekliyordu yeniler. Kurdun geçtiği yollar onun eski zamanlardaki heykelleri ile doluydu. Eğildi giyotinlerin kurulduğu geceye, Kurdun döndüğü geceydi. Issızlaşmış ovalara doğru neşeli bir ıslıkla güneş gibi baktı, Yine kimse yoktu. Ama ortada korku da kalmamıştı. Umuda inanmazdı. Bu defa tamam dedi. Giyotinse giyotin.   Kurdun döndüğü gece, Onun da döndüğü geceydi.

Galiyev Doğru Anlaşılsın Diye

Galiyev Doğru Anlaşılsın Diye

Sultan Galiyev, olağanüstü dönemlerde yaşamış, Sovyet devrimine katılmış ve büyük katkı yapmış, ancak sonrasında Sovyet devrimine ihanet ettiği gerekçesi ile Stalin tarafından idamı onaylanmış ve ölümünden çok sonra 1990 yılında da itibarı iade edilmiştir. Galiyev, Türkiye’de de önemli aydınlarımızın düşünce dünyalarında sürekli atfı yapılmış bir kişidir. Dönem dönem Atila İlhan, Cemil Meriç, Kemal Tahir gibi farklı kültürdeki aydınların gündeme getirdiği ve kendi fikirlerine göre yorumladığı bir Tatar devrimcisidir. Bu aydınların aldığı bazı yanlar, bağlamından koparılmış, bütünlükçü yaklaşımdan ve Galiyev’i anlamaktan

Okumaya Devam Et

Avukatların Cesareti

Avukatların Cesareti

Avukatlar, Çok tartışılan bir meslek grubu. Bazen güvenilmez olurlar, Bazen tek çare olurlar. Hukuk zemininde hak aramak için yurttaşların yanındadırlar, elbette ücret de alırlar. Bazen hiç ücret almazlar, bu defa bildiğimiz o soyut kavram olan adalet için, adaleti somutlaştırmak için ortada görünürler, Ama o ne görünmedir, insan hakları ihlallerinde, demokrasi tehlikeye girdiğinde, yıkılmaz, boyun eğmez, inatçı bir kimlikle karşımıza çıkarlar. O zaman unuturuz Avukatlara kızdığımızı, Bir davada acaba iyi savunma yapmadı mı diye içimizden şüphe duyduğumuzu, Artık o bir kahramandır.

Okumaya Devam Et

Sıradanlığın Dip Görüntüsü

Sıradanlığın Dip Görüntüsü

Dünya tarihi güçlülerin çıkarlarına göre yürümekte. Karşı koymalar, direnişler çoğunlukla ezilmekte, Direniş iktidara geldiğinde, aynı güç ilişkilerini bu kez kendisi için kullanmakta ya da kurmakta ve çoğunlukla iktidarını mutlaka koruma güdüsüne mahkum ederek, devirdiği iktidarın yerine geçmekte. Özgürlük bir düş olarak yeniden insan kalbinin derinliklerine umutsuzca geri çekilmekte. Hergün insan, diğer insanlarla eşit olmadığını görerek mutsuzca yaşamakta, Dine kaysa da, kavga çıkarsa da, arkadaşları olsa da bastırdığı bu eşitsiz ilişki biçimi onu bilinçaltı rahatsız etmeye devam etmekte. Bazen bir toplu

Okumaya Devam Et

Evin Kapısı Açıldı

Evin Kapısı Açıldı

Evin kapısı açıldı, İçeride kimse yok, Gidildi, yeni hayatlara, istenilene gidildi. Kalan sertleşmekte, Bir daha asla demekte, Ve Yeniden, Birgün mutlakaya yürümekte, Yolları yürümekte, kıyısına yüzmekte büyük denizin. Kalbindeki yıldızı dünyaya fırlatmakta. Şairin dediği gibi, Yoruldu devin büyük yolunda. O giden oldu, Kalan bakmakta, Ve Kalbini dünyaya fırlatmakta.

Yükselen Umutsuzluk, Dirilmek ve Hazar

Yükselen Umutsuzluk, Dirilmek ve Hazar

Bahar havası yok yaşadığın topraklarda, belirgin bir şiddet sarmalında başlayan korku, seni ülkende suskun olmaya mı hazırlıyor, konuşan yanar mı? Yangında yanarsın da yeniden dirilir misin, yanarsın da aşk için mi yanarsın, toprak söndürür mü yangınını. Kuraklık yanmadan sonra başlar, toprak konuşmak istemez, aşk yalnızdır, anlamsız geri gelmiştir, saçmanın ve bulantının titreşimlerini yeniden içinde hissetmeye başlarsın, bildiğin kavramları yeniden tartarsın, doğrudur, doğrudur da, böyle de kalacaklar. Mayakovski’nin kesik bir kolun yalnızlığı dizesi aklına gelir. Kuyuya inersin. Yanmak istersin, bu defa

Okumaya Devam Et

Yeni Yıla Sesleniş

Başkadır Yeni Yıl

Yeni yıl, Yeni umuttur, Hatalardan dönmek için gözden geçirmektir hayatını, Ya da hata sandığını, hayatın olduğunu anlamaktır. Yeni gelecektir, Dostlarını yeniden gözden geçirmektir, Yeniden seçmektir. Özgür bir ülke isteğidir yeni yıl, Habersiz ölümlerin istenmemesidir yeni yıl. Bombaları duymamak, ölümlerin olmamasını istemektir yeni yıl. Demokratik ve özgür bir ülkeyi istemektir yeni yıl. Ve özgürce konuşabilmeyi istemektir yeni yıl. Böyle ise hoş geldi, sefa geldi.

Deniz Rengi Kış Yeşiline Döndü

Deniz kış yeşiline döndü

Deniz kış yeşili, rüzgar sert, yağmur hızlanıyor. Devam ediyorsun bunların içinde. Güzel geldi hepsi. Aklına takılıyor, yıllar önce bir arkadaşınla yaptığın tartışma. Tarih geriye gider mi diye uzun uzun tartışmıştınız. Mutlaka diyalektik kavramı olacak ya, o dönemde Adorno’nun negatif diyalektiğinden başlar, Hegel’in pozitif diyalektiğinden çıkardık. Aslında tartışma basitti. Aydınlanma devrimini yapmış bir ülke yeniden dinsel-otoriter bir rejime kayar mı, konu buydu. Bürokrasinin yönettiği bir sistem yerine, halkın, her yurttaşın, tek bir insanın da aktif katılım gösterebildiği yeni demokrasi arayışlarının önü

Okumaya Devam Et