Blog Posts

YÜRÜMEK BAZEN ÖZGÜRLEŞMEKTİR. ADALET İÇİN İSTANBUL’A

Gürül gürül yürümek istiyorsanız yürüyün denizlere doğru. İSTANBUL’A DOĞRU. Adı özgürlük olan o tuhaf ve zaptedilemez duygu göğüs kafesinizi zorluyor ve tüm  insanlığa uzanıyorsa yürüyün. Yürüyün denizlere doğru. Adaletse amaç, hiç durmadan yürümek gökyüzünün altında insanlıkla kucaklaşmaktır. Kucaklaşın, yürüyün, yürümek adalettir. Bazen siyaset durur, kavga durur, anlamsız itişmeler durur, tüm kötülükler  durur, kaygılı ve anlamaz bakar yürüyenlere, bazen derin korku ile bakar. Ama birde insanlığın bakışı vardır, kartallar kadar yüksek bakışlı ve emek dolu güzel insanlarımın  bakışları vardır. O BAKIŞLAR

Okumaya Devam Et

Sosyal Devlet Özgürleştirir

Bir ülkenin yurttaşlarının özgür ve eşit olmasının koşulları vardır. Bir kadın ve erkek yaşadığı ülkede geleceğinden korkmadan ya da hiç kimseden korkmadan yaşayacaksa, böyle yaşamak istiyorsa bu isteklerini gerçekleştirmesinin bazı koşulları vardır, bu koşullar yoksada olması için istemesi, hareket etmesi ve mücadele etmesi gerekir. Elbette ilk ve son koşul demokratik bir devletin, demokratik bir düzenin yaşanılan ülkede gerçekleşmiş olmasıdır. Ancak kadın ya da erkeğin kimseye eğilmemesi için gereken asgari temel, demokratik düzen içinde SOSYAL DEVLETİN VARLIĞIDIR. Her özgürlük alanı diğer

Okumaya Devam Et

Ülke Ve Hareketler

Ülke için kısa tespitler yapmakta yarar var. Referandum sürecinden yeni çıkıldı, oylamanın galibi yok. Yeni süreçler, yeni aktörler, yeni hareketler olacak. OLMALI DA. Ancak siz geçmişinizi bıraksanız da geçmişiniz sizi bırakmaz. Geçmişten gelen aktörler yenileyebilirse kendilerini ilerleyecekler. Ülkede merkez liberal çizgi eksik. Sosyalist çizgi eksik. Hareketlerin kendilerini nasıl tanımladıkları önemli, dışarıdan tanımlamaların önemi yok. Hareketlerin kitleselleşmesi ya da kitleselleşememesiyle, bu dış tanımlamaların olup olmaması arasında bilimsel bir bağ yok. Geçmişten gelen, ya da gelenekleri olan hareketler yenilendiği takdirde yürüyüşlerini sürdürebilirler.

Okumaya Devam Et

Türkiye Ve Referandum Sonuçları

Referandumun üzerinden yaklaşık bir ay süre geçti, çeşitli hile iddialarının sonuç vermemesinden sonra yeni süreçler konuşuluyor. Gelecek üzerine çeşitli senaryolar. Ülkedeki ortam henüz yumuşamadı. Türkiye hareketli ve içinde çeşitli etkileşimlerin olduğu  bir ülke, tek başına ne aşiretlerle, ne siyasi gruplarla, siyasi partilerle ya da bunların yanına eklenecek çeşitli güç odakları ile yönetilmesi imkansız bir ülke. Türkiye hiçbir şekilde bir ortadoğu ülkesi olamaz. Öncelikle küresel kapitalizmin halkaları içinde, ekonomi politik olarak bu kuralların dışında hareket alanı zor. Jakoben yöntemlerle aydınlanma devrimleri

Okumaya Devam Et

Tuhaf Bir Gece

Tuhaf bir gece, uyku gelip de gidiyor, sonra ve sonra gece tuhaf, tıpkı ayrılık gibi tuhaf, bitmeyen, kapanmayan yaralanmalar gibi tuhaf,  sisli gecelerde siyaset biter, ne çok şey biter, anlam aramazsın, sadece gece tuhaftır ve uyumak aklına gelmez, biyolojik kurallar biter, aslında hiçbir şey yapmak istemezsin, kırılmışlıklara  bakıp, kırdım mı kırdım mı diye bazen ya da tüm zamanlarda… Bak da gör, yürüdüğün her nokta tasvirlerden uzak, anlatmak istemelerden uzak, sessizlikten uzak. Soğuk bir elin tutuşundan uzaklaşmak istemek gibi, ama sorsalarda

Okumaya Devam Et

Sorma Cenneti

Cenneti mi anlattı sana? Bir zamanlar kayıp olduğun söylenmişti. Hatırladın mı ? O,  Palermo’ da en sevdiği tarafından öldürülen rahibin suçlu sokakları gibi. Cennet orada mı kayboldu?  Özelliği olmayan balıkçı köyünde yürüdüğün dumanlı gecede verilmeyen cevaplardan birisi sadece… Cennetini mi kaybettin? Sana da vaad edilmiş miydi? Cennetin şiiri hangi ülkede, hangi zamanda söylendi sana?  Kurmaya çalışmadın mı yeryüzünde, merhametsizdin kendine, denemedin mi? Biliyordun aşkın öleceğini. Mevsimleri inkar ettiğinde bitti, cenneti aramadığında bitti, seni herkes bıraktığında bitti. Gecenin susmadığı zamanlarda sen

Okumaya Devam Et

Geceye Yakın Gelen

Eskiden geldi. Yıllar öncesinden geldi. Unutulmamıştı, aniden geldi. Geceye yakın anlarda, mesajıyla, sözü ile geldi. Yerini, kendini hatırlattı mı? Hayır unutulmadığını gösterdi. Yıllarla yaşadığını gösterdi. Fırtına ile gelmedi, sakince geldi, tam kapanırken keder kendi içine, onun sözü geldi, geceye en yakın zamanda geldi. Tam bırakırken, dönerken, düşerken, vazgeçerken o geldi, sözü geldi. Sen şiirini kaybetmiştin, hiddetin  bile sönen kibrit tanesiydi. Sonra geceye doğru mesajı geldi, gözleri yine öyle mi  bakardı? Her baktığında cesaretin ve korkun savaşırdı… O bakış seni yine

Okumaya Devam Et

Kaldırımlardaki İktidar

Kaldırımlarda yürümek ile bazen iktidar, iktidarsızlaşır. O yürümek bazen bir demokratik haktır, Bazen içinden unutulmaz bir öyküyü düşünmektir, bazen dünyadan uzaklaşmayı düşünmektir. Bazen bir kadın ile erkeğin bu defa olsun diye düşünmesidir. Kaldırımlarda yürümek bir iktidardır. Var olan her şeye karşı bir iktidar, topla tüfekle değil, barışla, gülümseme ile yürümek,  bazen göğsünü şişirerek mutlulukla yürümek. Bu insanın kendisine dair bir iktidardır. Aslında iktidar olmayan iktidardır. İktidar fikrinin çözülüşüdür. Öyle ya, her türlü iktidar bu güzelliğe çözülür. Bu özgürlüktür, nefes almak

Okumaya Devam Et

CHP’de Siyaset

Ülkede kimse muhalefetten tam olarak  memnun değil, özellikle ülkenin en büyük Sosyal Demokrat partisi CHP üzerine yapılan eleştiriler gündemi, masalarda yapılan sohbetleri, ülkede ne kadar mekan varsa ortamları meşgul ediyor. Neden olmuyor? Hemen liderlik demek en kolayı ve en yetersiz cevabı, hatta haksızlık… Liderlik sorununun ötesinde kitle partisi olma iddiası, ideolojik görüntüleri göstermemeye, hatta kavramsal noktalarda bile Sosyal Demokrat söylem kullanılmamaya çalışılıyor. Bugüne kadar bu yöntemin somut bir başarısı görülmedi. TBMM ve Yerel Yönetim seçimlerinde CHP benzer oranlarda tutunarak oyunu

Okumaya Devam Et

Devletin Kararı

Soros’un kullandığı “Açık Toplum” kavramı yıpranmış bir kavram olsada kendi başına ve çağrıştırdığı olumluluklar nedeni ile hala kullanılmaya değer bir kavramdır. Aynı zamanda, açık toplum bu anlamda gerçek demokratik ilerlemeler için tarihsel bir zemindir. Günümüzde demokrasi kavramını kullananlar ve demokratik olduğunu iddia eden ülkeler için SEÇİM, OYLAMA, GİZLİ OYLAMA, AÇIK TASNİF, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ PARTİLERİN EŞİT YARIŞMASI, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ DEMOKRATİK BASKISI gibi benzer kavram ve kurumlar vazgeçilmezdirler. Bunlar alabildiğince açık kurumlar ve açık fikirlerdir. Ancak Devleti bu kurum ve

Okumaya Devam Et