AYDINLANMADAN UZAKLAŞAN CUMHURİYET *

İnsan aklı gelmiş geçmiş tüm zamanlarda özgürlüğünün peşindedir, insan aklı özgürleşmezse insan özgürleşemez, aklın özgürleşmesi insanın da insanlığın da en büyük mücadelesidir. En büyük devrimidir, mücadele sürmektedir, kesintisiz devrimlerdir bu mücadeleler… İnsan aklının özgürleşmesi mücadelesine aydınlanma mücadelesi, aydınlanma süreci, aydınlanma devrimi demek mümkündür. Aydınlanma mücadelesini, 18.yüzyılla, 17. yüzyılla, 16.yüzyılla, Rönesans ile Reform hareketleri ile sınırlamak mümkün değildir, evet bu zaman kesitlerine, insan aklının özgürleşme mücadelesinde dönemlerine göre öne çıkan aydınların, düşünürlerin damgası vurulmuştur. Diderot, Hume, Locke, Voltaire, Rouessau, Montesquieu, Descartes, Kant

Okumaya Devam Et

KAFES KUŞU ARAR

Kafka’dan gelen kafesin kuşu araması sözü zorlu bir düşünme serüvenini gerektiriyor, Hegel’den başlayan devletin kutsileşmesine, Anarşizm teorilerinin her türlü kurumsal iktidarın reddine, liberal teorilerin gelişimine, Marksizm’in eşitlikçi temelde insanlığın kurtuluşu teorilerine, sosyal demokrasinin denge teorilerine kadar götürür, orada durmaz, başka düşünce arayışlarına götürür. Tek amaç özgürlüktür. Çünkü kafes kuşu aramaktadır. Kişisel gelişim kitaplarını satmaktan başka amacı olmayan mevcut kitap evleri kafesi ve kuşu bilmeden ve istemeden de olsa birbirine yaklaştırır. Ancak paranın ve metanın piyasa hakimiyetine dayanan ve rızanın olmadığı

Okumaya Devam Et

YÜRÜMEK BAZEN ÖZGÜRLEŞMEKTİR. ADALET İÇİN İSTANBUL’A

Gürül gürül yürümek istiyorsanız yürüyün denizlere doğru. İSTANBUL’A DOĞRU. Adı özgürlük olan o tuhaf ve zaptedilemez duygu göğüs kafesinizi zorluyor ve tüm  insanlığa uzanıyorsa yürüyün. Yürüyün denizlere doğru. Adaletse amaç, hiç durmadan yürümek gökyüzünün altında insanlıkla kucaklaşmaktır. Kucaklaşın, yürüyün, yürümek adalettir. Bazen siyaset durur, kavga durur, anlamsız itişmeler durur, tüm kötülükler  durur, kaygılı ve anlamaz bakar yürüyenlere, bazen derin korku ile bakar. Ama birde insanlığın bakışı vardır, kartallar kadar yüksek bakışlı ve emek dolu güzel insanlarımın  bakışları vardır. O BAKIŞLAR

Okumaya Devam Et

Sosyal Devlet Özgürleştirir

Bir ülkenin yurttaşlarının özgür ve eşit olmasının koşulları vardır. Bir kadın ve erkek yaşadığı ülkede geleceğinden korkmadan ya da hiç kimseden korkmadan yaşayacaksa, böyle yaşamak istiyorsa bu isteklerini gerçekleştirmesinin bazı koşulları vardır, bu koşullar yoksada olması için istemesi, hareket etmesi ve mücadele etmesi gerekir. Elbette ilk ve son koşul demokratik bir devletin, demokratik bir düzenin yaşanılan ülkede gerçekleşmiş olmasıdır. Ancak kadın ya da erkeğin kimseye eğilmemesi için gereken asgari temel, demokratik düzen içinde SOSYAL DEVLETİN VARLIĞIDIR. Her özgürlük alanı diğer

Okumaya Devam Et

Ülke Ve Hareketler

Ülke için kısa tespitler yapmakta yarar var. Referandum sürecinden yeni çıkıldı, oylamanın galibi yok. Yeni süreçler, yeni aktörler, yeni hareketler olacak. OLMALI DA. Ancak siz geçmişinizi bıraksanız da geçmişiniz sizi bırakmaz. Geçmişten gelen aktörler yenileyebilirse kendilerini ilerleyecekler. Ülkede merkez liberal çizgi eksik. Sosyalist çizgi eksik. Hareketlerin kendilerini nasıl tanımladıkları önemli, dışarıdan tanımlamaların önemi yok. Hareketlerin kitleselleşmesi ya da kitleselleşememesiyle, bu dış tanımlamaların olup olmaması arasında bilimsel bir bağ yok. Geçmişten gelen, ya da gelenekleri olan hareketler yenilendiği takdirde yürüyüşlerini sürdürebilirler.

Okumaya Devam Et

Türkiye Ve Referandum Sonuçları

Referandumun üzerinden yaklaşık bir ay süre geçti, çeşitli hile iddialarının sonuç vermemesinden sonra yeni süreçler konuşuluyor. Gelecek üzerine çeşitli senaryolar. Ülkedeki ortam henüz yumuşamadı. Türkiye hareketli ve içinde çeşitli etkileşimlerin olduğu  bir ülke, tek başına ne aşiretlerle, ne siyasi gruplarla, siyasi partilerle ya da bunların yanına eklenecek çeşitli güç odakları ile yönetilmesi imkansız bir ülke. Türkiye hiçbir şekilde bir ortadoğu ülkesi olamaz. Öncelikle küresel kapitalizmin halkaları içinde, ekonomi politik olarak bu kuralların dışında hareket alanı zor. Jakoben yöntemlerle aydınlanma devrimleri

Okumaya Devam Et

CHP’de Siyaset

Ülkede kimse muhalefetten tam olarak  memnun değil, özellikle ülkenin en büyük Sosyal Demokrat partisi CHP üzerine yapılan eleştiriler gündemi, masalarda yapılan sohbetleri, ülkede ne kadar mekan varsa ortamları meşgul ediyor. Neden olmuyor? Hemen liderlik demek en kolayı ve en yetersiz cevabı, hatta haksızlık… Liderlik sorununun ötesinde kitle partisi olma iddiası, ideolojik görüntüleri göstermemeye, hatta kavramsal noktalarda bile Sosyal Demokrat söylem kullanılmamaya çalışılıyor. Bugüne kadar bu yöntemin somut bir başarısı görülmedi. TBMM ve Yerel Yönetim seçimlerinde CHP benzer oranlarda tutunarak oyunu

Okumaya Devam Et

Batıdan Doğuya, Eleştirel Düşünce Ve Çoğulcu Kültür

Batı ve Doğu kültürleri üzerine tartışma sürmekte, bu tartışma sürsün, ancak bazı tespitleri yapmakta yarar var. Batı deyince Avrupa düşüncesi anlaşılıyor, bu şekilde kullanabiliriz, Avrupa düşüncesi bize sömürgeciliği, yarı sömürgeciliği, Emperyalizmi, Kapitalizmi ne varsa kötü bunları hatırlatıyor, ancak bugünkü anlamıyla eleştirel düşüncenin  de Avrupa’dan geldiği unutulmamalı. Emperyalizm uygulaması Avrupa kökenlidir, ama Emperyalist sömürüye uğrayan Doğudan karşıt bir Emperyalizm teorisi geliştirilememiştir. Yine Emperyalizmin eleştirisi Batıdan gelmiştir. Sömürülen Doğudan değil, sömüren Batıdan Emperyalizm karşıtı hareketler çıkmıştır. Emperyalizm üzerine, Avrupalı sol, sosyalist ya

Okumaya Devam Et

Anayasa, Halk ve Pazar Günü

Anayasa halk ve pazar günü

Günlerden Pazar değildi, 12 Eylül günleriydi, 1982’li  günlerden birisinde,  1982 Anayasasının Mimarı denilen Prof.Dr.Orhan Aldıkaçtı, İstanbul Hukuk Fakültesi’nin ünlü -1- numaralı amfisine konuşma yapmak için geldi,konuştu. Hepiniz hukukçu olacaksınız, beni anlayın, elimden geleni yapıyorum, sabah kalkıyorum, onlar değiştiriyor dedi. Rahatsızdı, kendisinin demokratik bir anayasa yazmaya çalıştığını, ama hemen ertesi gün beş generalin değiştirdiğini uygun bir dille söylüyordu. Aslında kendisinin Faşizm anayasası ile ilgisi olmadığını belirterek savunma yapıyordu, o dönemin hukukçuları toplum içine çıktığında hukukçu vizyonuna sahip olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlardı. Sonra

Okumaya Devam Et

Hukuku Düşünmek

Yurttaşlar Özgürdür. Özgürlüğün teminatı Hukuk Devletidir.

Tarihi ve onurlu ülkemizin insanlarına, Hukuk için, adalet için yıllardır emek ve mücadele verilen bu topraklarda yaşanan ve zerre kadar değeri olan her ücrada, her noktada gösterilmiş çabaları, edinilmiş tecrübeleri hukuk devleti adına ve hukuk devleti için sürdürmek ve Türkiye’de hukuk devletini konuşmak, tartışmak ve geliştirmek, geliştirmeye çağırmak hepimizin görevidir. Her bir yurttaş olarak, hukuk devletini geliştirme çabasında olmalı, bu arayış da yürümeli, ülkemize bakmalı, gördüğümüzü sözümüz yapmalıyız. Bu ülke yurttaşlarının sözü onurudur, hukuk devleti bu onurun sembolüdür. Sözümüz, özgürlük

Okumaya Devam Et