SADECE DİRENENLER YAŞAR

Yaşadığımız zamanlar izleyenlerin zamanlarıdır. İnsanlar sadece izliyorlar.

Suskunların dolaştığı bir dünyadır şimdiki dünya

Bu derin suskunluk tüm ülkelerde dolaşmaktadır.

Artık şaşırma bile yoktur. ŞAŞIRMAYANLAR YAŞAR BU DÜNYADA.

Özgürlük unutulan bir kavramdır. Günlük hayatın standartlarının  yükseltilmesi süreci ya da sonuna kadar, en küçük zerresine kadar yaşanması, en büyük enerjilerin tüketildiği, ölesiye mücadelelerin verildiği bir alan haline gelmiştir…

Duyarlı seslenişlerin artık önemli olmadığı bir dünyadır bu dünya. Başkalarının kanının, canının önemli olmadığı bir dünyadır  bu dünya. O büyük özgürlük, eşitlik fikirlerinin bilinmediği, tanınmadığı bir dünyadır bu dünya.

Gerçek bir siyasi muhalefetin, herhangi aktif bir dönüştürücü muhalefetin,  sivil liderliğin olmadığı ya da hiçbir etkisinin bulunmadığı bir dünyadır bu dünya.

Karanlığın içinde yaşamaya çalışan umutsuzların karşısında, ulusal  üretimlerde yer almayan, katkı vermeyen, siyasi merkez ya da siyasi yerel unsurlarca desteklenen, beslenen yeni ve gittikçe çoğunluk olan  mutluların yaşadığı bir dünyadır bu dünya.

Ölüm yaşamın tam içindedir, ölmektedir gençler ve diğerleri. Kimlikleri oluşmadan ölmekte, akılları tükenmektedir.

Kalpsiz dünyanın kalpsiz ülkelerinde , kalpsiz olarak yaşam sürmektedir.

Düşünmek, başını kaldırmak, karşı durmak, meydan okumak, zalimliğe geçit yok demek

var mıdır?

Bunlar yoksa bu dünya ölmüş hayatların dünyasıdır artık.

İşçi sınıfı kayıptır…

Ezenlerin düşüncelerini ezilenler kendi düşünceleri olarak benimserler.

Ya mücadele, o büyük direniş tarihlerinden gelen, insanlık kadar eski ve insanlığın her döneminde var olmuş olan özgürlük ve eşitlik mücadelesi. Olacak mıdır?

Olacaktır…

Bazen, mücadele edenlerin ve mücadele edeceklerin değeri kadardır bir ülkenin değeri ve ülkelerin değerini yine mücadeleler belirleyecektir.

Ancak ya zalimlikle karşılaşmak?

Bu durumda cesaretin ötesi gerekir, bir araya gelmek gerekir, yeniden örgütlenmek gerekir, mücadele edenlerin, mücadele sürecinde oluşturacağı bir yapı gerekir.

Çünkü dünya değişmiştir, ülkelerin şarkıları, türküleri değişmiştir. İnsanları değişmiştir.

Bu durumlarda tek bir şarkı söylenir. Direnişin şarkısı…

Direnişin şiiri neşeyi geri getirecektir. Yaşamı geri getirecektir.

Çünkü sadece direnenler yaşar.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde Yüksek Lisans çalışması yaptı. Avukat.

Yorum yap:

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.