Devrimcinin Düşü

Hayatlarına kastedildi, hayatları önemsenmedi, onlar da göze aldılar, bir elinde hayatları, diğerinde sıkılı yumrukları.

Hayatın çizilmiş sınırından içeri hayatı değiştirmek için girip, kavga bu dediler. Yaşamam artık diyerek.

Sen de kaldırımlarda idin, okulda, merhabada, kavgada…

Çocuk delikanlıydın.

Ağır yenilgi geldi, fiziki perişanlık, zalimlikle muhataplık, ne varsa hayatın içinde olmaması gereken kötülük, hepsi ile karşılaştılar.

Her taraf düşman,

İdeallerin, aklın ve kalbin sentezinde ayakta kaldılar, düşenlerse güneşe gömüldüler. Bunlar umudun yenilgisi, aşkın yenilgisi, dostluğun, dayanışmanın, kardeşliğin, eşitliğin yenilgisi idi,

Onların yenildiği bir ülke özgür olamaz, onların azaldığı  bir ülke karanlığın ülkesidir.

Sayıları çok az, fikirleri yenildi deniliyor, ama karanlık hep onları izliyor, en çok onlardan korkuluyor, uzlaşmaz asilik köşelerde soluklanmış, kolları yine kartal kanatları gibi açılmaya hazır,

Bu kollara insanlık sığar, aşk sığar.

Yeniden yolların gölgeleri düşüyor kalbine, yine karanlık, vicdanını yaralıyor, yokluğun ülkenin geldiği noktanın özeti, nerede isen oradan gel, düşlerini yeniden göstermenin zamanı, cesaretini, mukavemetini, sabrını, belagatını yeniden dörtnala ülkenin tüm ücralarına güzel insanlarının umudu olmak için sürmeli.

Sen varsan, bu düş değil.

Olsa da düşümüz böyle,

Devrimcinin düşünden  korkulur.

 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde Yüksek Lisans çalışması yaptı. Avukat.

Yorum yap:

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.