Batıdan Doğuya, Eleştirel Düşünce Ve Çoğulcu Kültür

Batı ve Doğu kültürleri üzerine tartışma sürmekte, bu tartışma sürsün, ancak bazı tespitleri yapmakta yarar var.

Batı deyince Avrupa düşüncesi anlaşılıyor, bu şekilde kullanabiliriz, Avrupa düşüncesi bize sömürgeciliği, yarı sömürgeciliği, Emperyalizmi, Kapitalizmi ne varsa kötü bunları hatırlatıyor, ancak bugünkü anlamıyla eleştirel düşüncenin  de Avrupa’dan geldiği unutulmamalı.

Emperyalizm uygulaması Avrupa kökenlidir, ama Emperyalist sömürüye uğrayan Doğudan karşıt bir Emperyalizm teorisi geliştirilememiştir. Yine Emperyalizmin eleştirisi Batıdan gelmiştir.

Sömürülen Doğudan değil, sömüren Batıdan Emperyalizm karşıtı hareketler çıkmıştır.

Emperyalizm üzerine, Avrupalı sol, sosyalist ya da marksist yazarlar yazmaya başladılar, Hobson,Lenin, Buharin hepsi Avrupalı aydınlardır.  Doğu,  Emperyalizmin teorisini de, tahlilini de Batıdan öğrendi, öğrendikten sonra Doğu harekete geçti.

Kapitalizm,  herşeyin kar için kullanıldığı, sömürüldüğü, paranın tek hakim olduğu bir sistem. Yine  bu sisteme eleştiri Batıdan, Batı düşünürlerinden geldi, en büyük cevap Karl Marks’tan geldi, sonrasında devrimler çağı geldi…

Sonuçta Batı düşüncesi eleştirel bir yöntem temelinde gelişiyor ve ne yazık ki Batının zehrine karşı panzehir Doğudan gelmedi, yine Batıdan geldi, Doğu aydını küresel sisteme batı düşüncesini ve yöntemini  öğrenince uyum sağlayabildi, sonra da aynı eleştirel yönteme dayanarak Batıyı eleştirebildi.

Batının temelinde Grek-Helen medeniyeti yatar, bu medeniyetin kökeninde de, bugünkü Avrupa hukukunun temeli olan Roma hukuku ve Tanrılarla savaşan insan figürlerinin olduğu kültür birikimi yatar. Elbette zalim kölelik sitemlerini unutmamak gerekiyor, fakat üstyapı yönünden çoğulcu sistemin temelini belirtilen bu  kültür oluşturur. Mevcut  kültür Hristiyanlık dini ile kesintiye uğradı, ancak Rönesans, dinde reform hareketleri, protestanlık, bilimsel buluşların zorlaması, laiklik savaşları ile Din öğretisi kırılarak yeni bir çoğulcu temel yaratıldı.

Elbette feodaliteden çıkış, sermaye birikimleri, proleterleşme ve sınıf savaşları bu çoğulcu temeli Batıda geniş halk kitlelerinin lehine döndürdü.

Fakat Batı, Sovyetler Birliği’nin çözülüşü ile, dengenin kalkması, sosyal devlet uygulamalarının tartışılmaya başlanması ile yeniden Kapitalizmin mutlak hakimiyetine girdi, bu ayrı bir sorun ve ayrı bir tartışma konusu, muhtemelen Batı yeni Liberter ve Anti Kapitalist hareketlerle süreci dönüştürecektir.

Doğunun monist-tekçi  yapısı ne yazık ki reformcu çabalarla değişemedi, mutlak monarşiler hakim oldu,  Endülüs gibi bazı Doğu sıçramaları kalıcı etkilenme yaratamadı, tersine Endülüs kültürünü de yine Batı sentezleyerek alabildi, Doğuya sadece övünmesi kaldı.

Bugün Doğuya baktığımızda tekçi-mutlak  yapıları görürüz, Ortadoğu’da şeyhlerin, mutlak krallıkların, diktatörlüklerin katı ve kanlı egemenliğini görürüz.

Ülkemize gelince,  özgürlükçü devrimler yapılmış ve batı temelli bir ilerleme kaydedilmiştir. Ancak ülkemizde de eski Doğunun çağrısı mevcuttur ve mutlak iktidar arayışları devam etmektedir.

Elbette çeşitli ve farklı nedenlerde vardır. Ama Batı ve Doğu arasındaki  bu temel kültür farkı çok önemlidir. Batının çoğulcu ve her aşamada mutlak iktidarı kıran ilerleyişi ile Doğunun monist-tekçi kültürü ve her aşamada mutlak iktidarı yeniden kurmaya çalışan yapılarının temelinde ne yazık ki bu derin kültürel farklar da vardır.

Bu farkları, kodları iyi okumak gerekiyor, ancak, mevcut aşamada insanlığın ortak kazanımı olmuş, mutlak iktidarı kıran, güçler ayrılığı prensibini koruyan ve yargı bağımsızlığı ile güçlü çoğulcu meclislere dayanan yapıların inşası ya da korunması elzem olmuştur.

Ülkemizin eksik ve sorunlu Demokratik Hukuk Devleti yapısını korumanın ve ilerletmenin, haklar temelinde derinleştirmenin hepimizin görevi olduğu hususu aşikardır.

 

 

Yorum

 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde Yüksek Lisans çalışması yaptı. Avukat.

Yorum yap:

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.