Ağır Karanlık

Durgun karanlığı geçtik, Don kıyılarında Kazakların geçişi gibi, bir kez daha Hazar atlılarının kayboluşu gibi, nasıl bir ağır karanlığa dönüşüdür bu gecenin…

Tüm kötülükleri koynuna alan bir gecede yola koyulmak…

Süre giden fırtına nefesini tüketti. Ah inanç, bitmeyen inanç, eski zamanlardaki yaşamın tutsaklığı ve yeninin karşılaşamadan kayboluşu, ne ağır bir gecedir bu, karanlığın en koyusu…

Budapeşte’de KGB binası, yine kasvetli, başlangıcın izleri var. Çeka militanlarının tabancalı başlangıçları, büyük inancın en sert anları…

Kışın düşlerden uzak soğuk gecelerinde, karanlığın en koyusu ile mücadele etmek, bitmeden, durmadan mücadele etmek, gece karanlığın en koyusu oldu…

Sabahın gülüşü  şifreli bakışlarının ardında, korkunç güzel, korkunç şiddetli ve mahvedici tutkulu…

Fikrinin yürüyüşü pırıl pırıl insanlıktır. Eşitçe sevişin kurtarılmış çiçeğidir insanlığın.

Kımıldamadan,  umursamadan beklemek  gecenin en koyusunu, karanlığın en amansızını…

1930 lu yıllar, akıllar karışmış, işçi devletini korumak büyük görev, ama sesler geliyor içeriden dışarıya, zulüm mü, gereklilik mi, gelmeyen geriye insan canı, yıkılmış, yenildiğini kabul etmiş işçi devletinin eski devrimcileri, devrim yapmış devrimcileri…

Resim resim ölü…Tek tek ölü…

İşçi devleti artık tartışmaların içinde, sertleşen rüzgarın ucunda, gelen karanlığın menzilinde…Babilin ötesi yok artık, Babilin ötesine giden dönmez artık…

Bugünlere gel, her nerede isen,

Ağır karanlık kapıda…

Babilden dönebilenlerin korkmayacağı yerde…

 

 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde Yüksek Lisans çalışması yaptı. Avukat.

Yorum yap:

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.